Avrupa'dan Fußball Calcio Football Futebol Fútbol Voetbal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Avrupa'dan Fußball Calcio Football Futebol Fútbol Voetbal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Temmuz 2013 Salı

BLUES


' I watch football for 75 years, I used to be 6'2'' tall with curly hair . Look what has done to it ?'



CM 01-02 deki efsane takımımdı Manchester City, nam-ı diğer BLUES. 2012 sezonunda tam 44 yıl aradan sonra İngiltere şampiyonu oldular. Hem de son dakikalarda gelen iki golle QPR'ı yenerken, ezeli rakipleri Manchester United'ın bir puan önünde elde ettiler bu başarıyı. O günü o dakikaları hatırlıyorum da , maçkolikten takip etmiştim skoru ve  ben de videodakiler gibi yerimde duramamıştım.

24 Aralık 2011 Cumartesi

Şampiyonluk Tahminlerim

Türkiye - Galatasaray, Fatih Terim formu koruyacaktır, 1-2 transferle zafere rahat ulaşılır
İngiltere - Manchester City, kafalarında sadece yıllar sonra gelecek şampiyonluk var
İtalya - Milan, İbrahimoviç ... şampiyon olamadığı takım ve sezon yok
İspanya - Barcelona, artık Xavi sakatlanırsa ne olur sorusunun yanıtı da kadroda mevcut
Almanya - Dortmund, sezon başı sıkıntılıydı Avrupa'dan elendiler ve tam yol ileri modundalar
Fransa - PSG, kadro kalitesi ligin çok üzerinde
Hollanda - PSV, parlayan yıldızlarını ellerinde tutmaları şart
Portekiz- Porto, Benfica'yla kafa kafaya gider % 51 şansları var bence
Belçika - Anderlecht, Bursa'yı eleyip çıkışa geçtiler hem Avrupa hem lig iyi götürüyorlar
İskoçya -Glasgow Rangers, son haftalarda fark kapansada Celtic'in geçebileceğini sanmıyorum

2 Eylül 2011 Cuma

Adamsın


2012 avrupa şampiyonası elemeleri: 8 maç / 8 mağlubiyet
2010 dünya kupası avrupa elemeleri: 10 maç / 10 mağlubiyet
2008 avrupa elemeleri: 12 maç / 12 mağlubiyet
2006 dünya kupası avrupa elemeleri: 10 maç / 10 mağlubiyet
2004 avrupa 2004 elemeleri: 5 maç / 5 mağlubiyet


GİAMPOLO MAZZA -San Marino Teknik Direktörü

Ateşten gömleği giyen adam derler ya işte karşılığı budur. Koca San Marino futbolunun İMPARATOR lakaplı hocaların hocası Mazza sana saygım sonsuz.

29 Mayıs 2011 Pazar

Adam XAVİ Beyler


Messi falan iyi güzel de ne biliyim bu adam bi başka hacı yaaa. Cruyff Mruyff derdi büyükler de anlamazdık garip gelirdi. Messi'yi de anlatırım ama çoluk çocuk olursa birgün ben bu adamı anlatıcam veletlere. Büyük adam vesselam... Az önceki kupa yazılmamış ama adamın kariyere bir bakın hele...






9 Aralık 2010 Perşembe

Şampiyonlar Liginde Son Hafta

Gruplarda son maçlar dün oynandı. Süpriz sayabileceğimiz bir tek Kopenhag var bir de Shaktar'ın Arsenal önünde grubu lider bitirmesi. Totenham'ın 18 golü, Schalke'nin Avrupa'da başka bir şekle dönüşmesi, Zilina ve Partizan'ın 0 çekmesi akıllarda kalacak olaylar. Bursaspor'un bolca tecrübe edindiği ve son maçta puanla tanışıp sıfırcılıktan kurtulması yüzümüzde tatlı bir tebessüm bırakırken son 16 öncesi ilk final tahminim gelsin;
AC Milan - Barcelona FC



30 Kasım 2010 Salı

Futbol Gündemimiz


Bu haftasonu STSL'de ilk kez canlı maç izledim. Galatasaray'ım BJK'ye 2-1 yenilerek sezon boyu devam ettirdiği formunu korudu. Açıkçası bir kez daha niye STSL maçlarını izlemediğimi ve herkese ulan şu digitürkü kapatında Türk futbolu evrim geçirsin diye sızlandığımı hatırladım. Arada bir işte 13-14 haftada bir canlı maç izleyip bu gazı doldurmalıyım o da anlaşıldı. Neyse maç 2. belki de 3 .lig maçı kıvamındaydı. İki takımda pas yapamıyor, savunma rezalet falan konuşmaya değecek pek bir şey yok.
Ülkemiz özelinde haftanın bombası ise KRAL'dan. Ne mi diyor KRAL ülkemin devlet TV'si TRT1 de hafif gevrek Kemal Sunal tarzı gülüşüyle;
'Ehe işte İzmir şehri de herhalde sosyal yaşantısından dolayı pek başarılı olamıyor futbolda.' HÖSTTT lan HÖSTTT. Yeter ulan gavur İzmir'miş, yeter ulan Türk futbolundaki F Tipi yeter ulan yeter. Ne yapıyor bu futbolcular İzmir'de? Vapurla Karşıyaka'ya mı geçiyor diye yada Alsancak'ta oturup çay kahve içiyor diye mi başarısız İzmir takımları? Bence bu atraksiyonları ülkenin her yerinde yaparlar. Onun dışında ne yapabilirler? Mesela alkol yada fuhuş? Onlarda her yerde var. Tabii Sivas dışında, orada lailaheilllallah ya.
Düşünüyor düşünüyor cevap bulamıyorum en fazla körfeze karşı rakı-balık diyorum yada hani 5 vakit namaz kılmıyorlardır diyorum sonra aklıma Şampiyonlar ligini kazanan daha dün Real'e 5 çeken Barca'nın oyuncularının da alkol aldıkları, 5 vakit namaz kılmadıkları geliyor aklıma ve ona mukayet olmaya çalışıyorum. Kral H.Şükür bu cümlede neyi anlatmaya çalışmıştır açıklarsa sevinirim.
Geçelim İspanya'ya. Anlayışı farklı, kültürü farklı, FELSEFESİ FARKLI. Skor da farklı. Beklenen sonuç ama skor can alıcı. Mourinho kariyerinde 4 farklı skorla kaybetmezken 5-0 lık sonuç El Classico'da can yakıcı oluyor haliyle. Maç sırasında aklıma gelmişti onun da istatistiği tutulmuş CASİLLAS El Classico'da en çok gol yiyen kaleci olmuş 37 gol görmüş ağlarında bugüne kadar yazıktır günahtır kendisine. Burdan son söz de NTVSPOR'a baydınız lan. Ne derbiymiş arkadaş hala özet veriyorlar yeter ulan o da baydı Bez Bebek gibi gün boyu...

15 Kasım 2010 Pazartesi

Avrupa'dan Fußball, Football,Calcio, Fútbol, Futebol, Voetbal

Bu sefer açılışı haftanın en büyük süprizinin yaşandığı Premier ligden yapacağım. Evet haftanın en büyük süprizi Chelsea'den geldi; sene başındaki hızlarını kesmişlerdi ama kendi evlerinde de Sunderland'den 3 yiyince herkese şok yaşattılar tam anlamıyla. Ne var olamaz mı diyebilirsiniz ama bu 3 gol Chelsea'nin Stamford Bridge'de bu sezon yediği ilk 3 goldü ayrıca Sunderland'de ilk deplasman galibiyetini aldı bu sonuçla. Tabi bir de iddaadan 1 e 12,5 kazananlar var ki asıl onları sevindirdi herhalde bu skor. Adada Arsenal ise Everton deplasmanında 2-1 gülerek puan farkını 2 ye indirdi. Manchester vs Birmingham maçlarında da beraberlikler alındı. United deplasmanda Villa ile 2-2, City içerde Birminghamla 0-0 kalarak puan farkını az da olsa kapattılar. Yükselişe geçen Liverpool Stoke deplasmanında frene bastı ve 2-0 mağlup oldu. Ayrıca son 3 de 3W kabusu sona erdi. Wigan Bromwich'i tek golle yıktı ve Birmingham'ı 18. sıraya itti. Totenham haftanın en gollü maçında Blackburn'u 4-2 geçti ve tekrar ağızlarda tek bir isim vardı GARETH BALE.

Haftanın süprizinden sonra haftanın maçının yaşandığı çizmeye dönelim. Milano derbisinde son yıllarda galibiyete hasret kalan Milan galip çıktı. İbra'nın 5. dkdaki penaltısı skoru ilan ederken Milan yaklaşık 40 dk 10 kişi oynamasına rağmen bu sezon İnter'den daha üstün olduğunu gösterdi. Zirvedeki diğer maçta Lazio Napoli'yi 2-0 yenerek 2. lik koltuğunu korudu. Juve- Roma maçı ise 1-1 lik sonuçlar 1 er puanın eşit dağılımına sahne oldu. Eee tabi bu sonuçta Milan'a ve Lazio'ya yaradı. İtalya'da haftanın en büyük performansı ise yaşlı kurt ANTONİO Dİ NATALE'den geldi. Udinese Lecce'yi 4-0 yenerken 3 gol 33 lük yıldızdan geldi.

Madem güneye indik devam edelim. La Liga'da haftanın maçı Barca Villereal'di. Barca yine ve yeniden Messi ile güldü. 3-1 kazanarak Real'i zirveden yalnız bırakmadılar. Real'de Sporting deplasmanında skora Higuain ile gitti ve 1-0 lık galibiyetle yetindi. Atletico Madrid ve Valencia kendi evlerinde rahat kazanırken Sevilla'da deplasmandan 3 puan çıkardı. İspanyada dikkatimi çeken bir istatistik Mourinho sonrası R.Madrid'in 11 maçta sadece 5 gol yemiş olması. Adam alan savunması konusunda master-doktora ne varsa silmiş süpürmüş La Liga gibi bile hızlı top oynanan bir ligde de bu becerisini devam ettirebilmesi takdire şayan.


Almanya'da ise üstüne konuşulacak pek fazla bir konu yok. Dortmund cuma günü galibiyet alınca zirvede rahatladı. Konuşulması gereken tek konu belki de Mainz gibi lige fırtına gibi giren bir takımın son 3 saha maçında 3 mağlubiyet alması. Gerçekten çok şaşırtıcı, herhalde taraftar baskısı onları strese sokmaya başladı yada başka bir etken olmalı bu düşüşü açıklamak için. Dortmund haftayı galibiyetle açarken galibiyetle kapayan da Nurnberg'i 3-0 deviren Bayern oldu. Dortmund 2. Leverkusen'le puan farkını 7 ye çıkarırken sonuncu Köln kendi evinde Monchengaldbach'dan 4 yiyerek bu sene gidici olduğunu kanıtladı. 3-3 lük Kaiser- Stutgart maçı ise bol gollü izlemeye değer maçlardan oldu bu hafta.
Tekrar güneye inelim fazla konuşmıcam çünkü işler Fransa'da sapa sardı, lider Brest bu haftada berabere kalmasına rağmen koltuğu kaptırmazken lig 19. su Nancy ile puan farkı SADE ve SADECE 8. İ- NA- NIL-MAZ.Tam araştırmadım ama en çok beraberlik alınan lig durumundalar. 13 haftada liderin sadece 22 puanı var ve düşmeye oynayan takımın liderlik koltuğuna oturması için sadece 3-4 haftaya ihtiyacı var. Caen deplasmanından Lille 5-2 lik galibiyetle dönmese bu haftada 20 gol barajını aşan takım olmayacaktı da saolsun varolsun Lille ilk ziniciri kıran oldu. Marsilya ve Sochaux da takipçileri.
Ligimizde ise Trabzon Bursa'dan 3 puanla döndü ziirvede farkı açtı, Portekiz'de Porto tam yol devam,Hollanda da PSV aynı şekilde, Belçika'da Genk zirveyi kaptırmazken, Rusya'da Zenit şampiyonluk ilan etti ve İskoçya'da Rangers -Celtic çekişmesi sürüyor.

11 Kasım 2010 Perşembe

Avrupa'dan Fußball, Football,Calcio, Fútbol, Futebol, Voetbal

Hafta içi Premier lig ve Serie A'da 12. hafta mesaileri vardı.
İngiltere'de hafta arasının karlısı Chelsea oldu. Manchester derbisinde gol sesi çıkmayınca puan farkı 4'e çıktı. Arsenal Chamakh'la deplasmandan 3 puan çıkardı. Liverpool ise 3 maç aradan sonra 1 puanla yetindi. 5 beraberliğin çıktığı haftanın en gollü maçını Stoke City Birmingham'ı 3-2 yenerek elde etti. Aynı skorla gülen bir diğer takımda Aston Villa oldu. Ligdeki sıkışık puan tablosu devam ederken, dipte hala 3 W var.
Çizmede ise liderlik el değiştirdi. Pato,İbra ve Robinho'yla skora giden Milan Palermo'yu 3-1 devirip koltuğa oturdu. Lazio istikrarsız Cesena'ya deplasmanda 1-0 kaybedince uzun süredir oturduğu koltuğu 4 günde kaybettiği 2 maçla Milan'a devretti. Roma çıkışını sürdürüp 3 puanı 3 golle aldı. Ranieri'nin klasik sezon ortasında açılan takım olgusu bu sezonda kendini göstermeye başladı. Şampiyonlar liginde de rahatlarlarsa ligde zirveye oynayacaktırlar. İnter Lecce'yle Juve'de Brescia'yla deplasmanda 1-1 berabere kalarak hafta arasını iyi değerlendirememiş oldular. Napoli'de Cagliari deplasmanından son dakikada Lavezzi ile gülünce 3. lüğü ele geçirdi. Genoa'da da kan değişimi galibiyeti getirdi. Bellardini'nin talebeleri Bologna'yı 1-0 yenip uzun süre sonra 3 puanı tattı.
İşte böyleydi Avrupa'nın en büyük 3 liginden 2'sinde haftaiçi yaşananlar. 12. haftayı da devirdik böylece.

9 Kasım 2010 Salı

Avrupa'dan Fußball, Football,Calcio, Fútbol, Futebol, Voetbal

Yavaş yavaş sıralamaların oluştuğu bir döneme giriyoruz. Önümüzdeki 1,5 ayda şampiyonluk adayları en iyi performanslarını gösterip iddaalarını ortaya koyacaklar ama bakalım o 1,5 aya nasıl giriyorlar.

Önce Bundesliga. NURİ Şahin ile başlayalım. İlk 11 haftanın en iyi oyuncusu seçildi NURİ. ee tabii takımı Dortmund'da 28 puanla liderlik koltuğunda ve sadece 7 gol yediler 11 haftada. Kloop'un çocukları şampiyonluk stresine girmezlerse bu sezon açık ara en iyi futbolu oynayan takım olarak şampiyonluğu hak ederler. Ama daha 3'de 1'i biten Bundesliga da şampiyonluk konuşmak için erken. Mainz ise son 4 haftada 3 yenilgi aldı ama hala 2. sırada. Bayern Monchengladbach'la 3-3 berabere kalarak sadece 16 puan toplayabildi ve 9. sırada yer buldu. Stuttgart Werder'e 6 atıp kendine geldi. Schalke'de kendi evinde ilk kez kazandı. St. Pauli'yi 3-0 geçen Schalke ve Werder'i 6-0 geçen Stutgart böylece ligin dibinden kurtuldu. Ligin dibinde ise Monchengladbach ve Köln kaldı.

Premier lige geçelim. Her ne kadar Chelsea sezon başındaki fırtınasından hız kessede liderlik koltuğunu bırakmış değil. Bu hafta Anfield'da hayata dönen Liverpool'a daha doğrusu Fernando TORRES'e boyun eğdiler. Liverpool ise 2-0 lık galibiyetle yoğun bakımdan çıktı. Hafta içi Napoli'yi Gerard'ın hattrickiyle geçmişlerdi bu sefer sahnede THE KİD vardı. 25 puanlı Chelsea'yi 23 puanla Man.Utd. takip ediyor. Arsenal ve City ise 20 puanla takipteler. Premier ligde görüntü bayaa karışık aslında, 15 ve 14 puanlarda toplandı çoğu takım. Ligin dikkat çekeni ise 5. sıraya kadar yükselen Newcastle United. Kayıplarda geçen bir yılın acısını çıkarıyorlar herhalde. Championshipden gelip Avrupa vizesi alırlarsa büyük iş başarmış sayılırlar. Son üç sırada ise 3W var. Wigan,Wolves ve West Ham.

Sıra La Liga'da. Real ve Mesut çok iyi bir form yakaladı, Bernebau'daki derbiyi 2-0 kazandılar. Bu galibiyetler bakalım onlar gibi kazanmaya devam eden Barca'yı strese sokacak mı? Gerçi geçen sezonda aynı şekilde geçmiş sonra Barca farkını ortaya koymuştu ama bu sezon içeride çok kayıp vererek başladılar. Getafe'yi deplasmanda 3-1 geçerken Messi son 50 lig maçındaki 47. golünü attı. Alkışlar tebrikler Messi'ye tabi ki. Valencia M. Topal'ın kırmızı kart gördüğü maçta Sevilla'ya 2. yarıda kaybetti. Böylece zirceden koptular. Villereal ise Real ve Barca'yı bir adım geriden 23 puanla takip ediyor. Onlar birbirine çarpıp yarış dışı kalırlarsa diye bekleyen 3. sıradaki pilot gibiler sinsi sinsi hata yapmadan ilerlemeye çalışıyorlar. Zaragoza haftayı 3-2'lik sezonun ilk galibiyetiyle geçirirken son sıradaki yerini sezona büyük umutlarla başlayan Malaga'ya bıraktı. Malaga'da Ferreira'dan koltuğu Pellegrini aldı bakalım son sıradan kurtulabilecekler mi?

Serie A'da da başkent derbisi haftaya damga vurdu. Zirvedeki Lazio'ya yavaş yavaş forma giren Roma dur dedi. 2-0 la kazanan Roma Lazio'yu liderlikten indiremedi ama kendini 7. sıraya fırlattı. İnter Bresci'ya 2 puan verirken Milan Bari'yi zorda olsa 3-2 yenerek 2. sıraya oturdu. Juve ve Napoli ise 4. ve 5. sıradalar. Lige süper giren Cesena ters rüzgar yiyerek düşme hattına kadar geriledi. Ligin dibinde Parma,Cesena ve Bari var. Yine sezona büyük umutlarla giren Genoa ise 11 puanla 14.sırada kalınca teknik direktör değişikliğine gitti. Geçen sezon Lazio'yu çalıştıran Bellardini ile anlaştılar bakalım kan değişikliği onlara yarayacak mı?

Fransa Ligue 1'da da işler bi hayli karışık. Lider Brest yenilgiye rağmen 12 maçta 21 puanla zirvede. 19. Lens ise 13 puanda. Bu bilgi ligin ne halde olduğunu anlatmaya yeter de artar herhalde. Sonuncu Arles'i bir kenara koyarsak ki onlarda bu hafta kazanarak ilk galibiyetlerini aldı ligde kim nerede sezonu bitirir konuşmak sadece kahinlik olur. PSG'nin formu Mevlüt'ün golleri ve Lyon'un bu karışık tabloda şampiyonluk şansının halen devam ediyor olması konuşulabilecek konular. Asıl boma ise 12. haftanın bitmiş olmasına rağmen LİGUE 1'DA 20 GOL ATABİLMİŞ TAKIM OLMAMASI. NOKTA.


Hollanda'da yenilgisiz Twente 31 puanla zirvede iken galibiyetsiz Willem 2 de 2 puanla dipte. PSV Twente'yi 1 puan farkla takip ediyor. Den Haag'a kaybeden Ajax 27 puanla 3. lüğü Groningen'le paylaşıyor. Belçika'da EUPEN'e değinmem gerek, söz verdiğim gibi. Bu hafta da kazandılar ve puanlarını 8 yaptılar bu takım ligde kalacak diyorum. Genk 30 puanla zirvede. Portekiz'de de büyük maçı Hulk ve Falcao'lu Porto kazandı. Kazanmak tam karşılığı olmayabilir ne de olsa skor 5-0 . Gerçi Benfica'nın haftaiçi kazandığı 4-3'lük Lyon maçı etki etmiş olabilir ama bahane olmaması gerekirdi. Porto 28 puanda ve 10 haftada 2. yle 10 puan fark yaptı. İskoçyadan da haftanın maç skoru gelsin. Celtic :9- Aberdeen: 0. Süper ligde ise liderliği Galatasaray'ı deviren Trabzon devir aldı. Bursa deplasmanda M.P. Antalya'ya 2 puan verdi ama Allah'a çok şükür büyük bir tehlike atlatan ALİ TANDOĞAN 'ı kaybetmeden ayrıldı. Ona da burdan geçmiş olsun diyerek acil şifalar dileyelim ve yazımızın sonuna bu haftalık gelelim.

8 Kasım 2010 Pazartesi

UEFA Avrupa Liginde 3.ve 4. Hafta

Yine sözü fazla uzatmayıp kısa bir özet geçeceğim. 12 grupta BATE,CSKA Moskova,Zenit,Porto, Stutgart sadece garantilediler tur atlamayı. Sadece bu bilgiye bakarak bile gruplarda ne kadar çok çekişmeli maçlar olduğunu görebiliriz. Bu grup sistemi kesinlikle cuk oturdu UEFA kupasına. Burada oynayan baş altı takımlar ileride Şampiyonlar ligi için çok iyi derecede bir hazırlık yapmış oluyorlar. A, D ve J gruplarına göz atmanızı öneririm. Hiçbirşey belli değil bu ölüm gruplarında. GS eleyen Karpaty'nin 0 puanla devam etmesi ise bu sezon hiçbir GS maçını izlemememin nedeni olabilir.









Şampiyonlar Liginde 3.ve 4. Hafta

3. haftanın üzerinden yaklaşık 1 ay 4. haftanın üzerinden de yaklaşık1 hafta geçtiği için hem Şampiyonlar liginde hem UEFA Avrupa liginde bu 2 haftanın çok kısa bir gözlemini yapabileceğim.
A grubuyla başlayalım. Tam bir ölüm grubu oldu ve maçlar hem gollü hem zevkli geçiyor. Şimdiden kim çıkar hiçbirşey söyleyemiyorum ama GARETH BALE'e burdan bir şapka çıkaralım.
B grubunda da işler karışık Schalke gidici gözüküyor bana. Lyon, Benfica elele ilk 16'ya kalır.
Bursaspor deplasmanda kötü içeride iyi oynasa da beceriksizlik ve acemilik iplerini çekti. Valencia ise Rangers'ın bir adım önünde grup C 'de.
Kopenhag bu yılın süprizidir açık ara. Barca'ya kafa tuttular puan alıp Avrupa ligini garantilediler. Bundan sonra da büyük bir çöküş yaşamazlarsa ilk 16'dalar.
Bayern, Chelsea ve Real Madrid gruplarında çıkmayı garantilediler. Chelsea Karpin'in Spartak'ına akıllı ol mesajı verirken, Bayern Cluj'u ezdi. Madrid ise İnzaghi'ye teslim olmadı artı 3 de golü bulup kapıyı araladı.
Son grupta ise Lucescu'nun Shaktar'ı Arsenal'den deplasmanda 5 yiyip Donetsk'de kazanınca o grupta karışık hale geldi. Arsenal çıkacaktır ama bir süpriz onları 2.liğe itebilir.
Partizan, Bursa ve Zilina halen puanla tanışamadılar. Marsilya Zilina'ya deplasmanda 7 atarken Şampiyonlar liginin en farklı deplasman galibiyetine imza attı. İnzaghi'de Real'e 2 tane sallayarak Raul'u yakaladı; Avrupa'nın en golcü oyuncuları sıralamasında 70 er golle zirvedeler.








18 Ekim 2010 Pazartesi

Eupen


Bugün full askerlik işleriyle uğraşınca yazmaya vaktim olmadı yarın da yazmaya zaman ayırabilir miyim bilemiyorum. O yüzden Avrupa'da haftanın takımına değinmeden tatile çıkmak istemedim.
Belçika takımı Eupen haftaya damga vurdu. Öyle ki bu 15 milyon euroluk takım Jupiler lige bu sene çıkmış ama pek de başarılı olamamıştı taki bu hafta St.Truiden'ı 6-0 geçene dek. 11. haftası oynanan Belçika liginde ilk kez galibiyetle tanışırken puanlarını 4'e çıkardılar, bu haftaya dek tek puanlarını Zulta deplasmanında almışlardı. Bana garip gelen ise takımın 10 haftada sadece 4 gol atabilmiş olmasıydı. 10 haftada atılan 4 gol yenilen 22 gol ve alınan tek 1 puan. Ama işte St. Truiden'a patlayınca benim de ilgimi iyice üzerlerine çektiler bundan sonra her hafta onları takip etcem.
Bu arada takımla ilgili bir kaç bilgi daha vereyim; en pahalı oyuncuları savunma oyuncuları Senegalli Camara ve savunmalarında bizden de biri var ; takımın altyapısından yetişen Fazlı Kocabaş. 20 yaşındaki Fazlı 5 maçta forma şansı bulmuş. Takımın yıldızı da forvet oyuncusu Vanderbergh 3 golü var şimdiden. Takım onun sırtına epey yüklenecek ligde kalmak için. Bakalım Ezio Capuano'nun öğrencileri ligde tutunabilecek mi?

9 Ekim 2010 Cumartesi

Pişik Yapmış Heralde

Dünkü Karadağ-İsviçre maçında Karadağ'ın galibiyet golünü atan VUÇİNİÇ'in alışagelmiş gol sevinci. Alttaki video geçen senenden,Roma- Cagliari maçındaki son dakika golünden sonrası...





5 Ekim 2010 Salı

Avrupa'dan Fußball, Football,Calcio, Fútbol, Futebol, Voetbal

Ligimizle beraber Avrupa'nın tümünde milli maç arası. Bu aradan önce çoğu lig 7. maçları bitirdi ve yaklaşık 1/5 lik başlangıç dönemi artık bitti. Geçtiğimiz haftaya ve liglerde milli maç arası öncesi duruma göz atalım şimdi.
Bundesliga'yla yapacağım yine başlangıcı. Haftanın maçı Dortmund-Bayern kapışmasıydı. Robben'siz, Ribery'siz Bayern ne kadar kuru ne kadar tatsız, Müller-Kroos gibi wonderkidler bile bu ikiliyi aratıyorlar. Dortmund'un wonderkidi NURİ ŞAHİN ise mükemmel frikiği ve oyunuyla 2-0'lık galibiyetin mimarı oldu. Lider MAİNZ ise 7 de 7 yaparak girdi araya, evlerinde Hoffenheim'ı 4-2 geçtiler. Bayern ve Werder 7 haftada 8 puanda kalırken Schalke ve Stutgart bu haftayı da mağlubiyetle kapayıp son iki sıradaki yerlerini kimseye kaptırmadılar. Bir de St.Pauli'ye değineyim. Herkes 'sol menşeli' tribünlerini över bu takımın ama bu sene o tribünler daha galibiyet göremezken St.Pauli 3 galibiyetini de deplasmanda aldı, ligin yeni takımı için alınan 10 puan pek de kötü sayılmaz şimdilik.
Premier ligde haftanın galibiyeti Londra derbisinde gülen Chelsea'ye ait. Stamford Bridge de üstün bir oyunla 2-0 geçtiler Arsenal'i. Man. City kazanıp şehrin diğer takımı da Sunderland karşısında 1 puanı alınca zirve de biraz daha fark açıldı. CHELSEA geçen senenin devamını iyi getiriyor milli maçlar öncesi fark 4 puan. Liverpool nerde diyenler olabilir. Blackpool'a kendi evlerinde yenilerek düşme potasında 18.sıradalar. Tamamen dağılmış bir görüntüleri var ve Hodgson'ın mayası tutmadı gibi gözüküyor. Liverpool hakkında bunu demek istemezdim ama biraz daha zamana ihtiyaçları var. Liverpool şehrinin diğer takımı Everton ise deplasmanda Birmingham'ı yenerek galibiyetle tanıştı ve milli maç dönüşü yapılacak Merysside derbisine moralli çıkacaklar. Premier ligde de St.Paulinin kaderini paylaşan bir takım var; Blackpool. Onlarda lige yeni çıkıp kendi evlerinde galibiyetle tanışamazken deplasmanda 3 maç kazanıp 10 puan toplamayı bildiler.
Bu hafta da izleyemediğimiz Serie A'yı kısa geçeceğim. Haftanın Maçı Inter-Juventus maçıydı ve pazar günü kapanışı onlarla yapmak güzel olurdu diye dişünüyordum ki maç 0-0 bitti de aklım kalmadı bu maçta. LAZİO Bresia'yı tek golle yenerek liderliğe yükselirken parasal sıkıntılarla geçen 4-5 yılın ardından güzel bir hafta oldu Lazio adına. Napoli haftanın yükselenlerinden, Roma ve Fiorentina için ise cadı kazanı kaynamaya başlar. Fiorentina tribünlerinde açılan FATİH TERİM pankartı imparatora yeni bir sayfa açtırır mı hep beraber göreceğiz.
La Liga da sıra. Barca kendi evinde Messi'li kadrosuyla Mallorca'ya puan kaptırdı. Belki tek cümlelik bir haber değil ama yıl içinde 4 -5 maç bu kazaya uğrayabilir Barca. Önce Hercules bu hafta Mallorca kaldı 2-3 hakları. Real Madrid ise tam anlamıyla gol olup yağdı. Sağanak yağmur altında oynanan maçta Deportivo'yu 6-1 gibi sansasyonel bir skorla geçtiler, Mourinho 'takım yapım aşamasında' dese de geçen hafta bahsettiğim gibi önlerinde daha çok uzun bir yapım aşaması var. Sevilla haftanın toparlanan takımı oldu, önce Dortmund'u deplasmanda yendiler haftasonu da yeni teknik direktörleri Manzano ile A.Madrid'i 3-1 geçmeyi bildiler. VALENCİA da Villareal de haftayı kayıpsız geçince ilk 2 değişmedi, son iki de ise galibiyeti bulunmayan Zaragoza ve Deportivo var.
Ligue 1 da bu hafta liderlik el değiştirdi. St.Ettien-Marsilya maçı 1-1 bitip, Rennes kendi evinde Toulouse'u 3-1 geçince RENNES liderliğe kuruldu. Lyon deplasman galibiyetiyle kendine gelirken sonuncu Arles seriyi sürdürdü, 8 de 8 yaparak haftayı kapadı.
Hollanda'da ise Ajax sürpiz yaptı. Amsterdam Arena 'da Utrecht'e 2-1 boyun eğdi ve liderliği Venlo'yu 3-0 geçen PSV'ye devretti. Bu ligde ki diğer süpriz ise Willem'den geldi. 8. hafta sonunda ilk puanını Vitesse deplasmanında aldı Willem.
Portekiz'de bu haftaki beraberliğe rağmen PORTO yenilgisiz devam ederken farkı 7 puana çıkardı, Maritimo ve Rio Ave ise ligde daha galibiyet yüzü görmeyen 2 takım.
Belçikada ise tüm Avrupa kıtasında haftanın en flaş sonucu yaşandı. S.Liege Anderlecht'i 5-1 gibi ezici bir sonuçla yendi. Lider GENK hala yenilgisiz ve 5 puan önde Anderlecht'in. Sonuncu Eupen ise galibiyetle henüz tanışamadı.


3 Ekim 2010 Pazar

NURİ ŞAHİN ilk 11'e Kampanyası

Bugün Dortmund Bayern Münih'i 2-0 yenerken 2. gol NURİ'nin kusursuz frikiğinden geldi. Bu kadar zor bir maçta süper futbol oynayan NURİ zaten sezon başından beri bu performansı ortaya koyuyordu. Yıllardır milli takımda niye 11'e alınmıyor diye kendime soruyordum ve bugünkü 90 dakikadan sonra yeter artık soru sormayı kes bişeyler yapabilirsen yap demek geldi içimden.


Evet yeter artık; 27 sinde Türk yapılmış Aurelio'lu ortasahadan yeter artık, Mesut Özil' öz' Türk çocuğu ama kaptırdık muhabbetlerinden yeter ulan yeter.
Eğer cuma günü Hiddink onu Hamit'in ve Emre'nin sakat olduğu ortasahada bile ilk 11'e koymazsa maçı kaparım arkadaş ve derim ki bu milli takım beni temsil etmiyor, bu kadar doluyum bu konuda, he tabi bir de Valencia'da döktürmesine rağmen milli takımda yerini Selçuk Şahin'e kaptıran !!! MEHMET TOPAL mevzusu var ki ona da başka zaman değinirim...
Oyuncu değişikliği sonrası kulubede Jurgen Klopp 'la yaşadıkları ise benim için gerçek bir gurur anıdır, tüylerim hala diken diken dostlar...

1 Ekim 2010 Cuma

UEFA Avrupa Liginde 2. Hafta


Öncelikle 1. hafta sonuçlarını da hatırlalım;


Dün oynanan karşılaşmalar da alınan sonuçlar ise;



Sonuçlar bu şekilde. Gözüme direk çarpan Rusya'dan CSKA ve Zenit; Portekiz'den ise Porto ve S.Lisbon'un 6 puan yapmaları. Niye gözüme çarpıyor çünkü bu ülkelere ek olarak bir de Ukrayna ile sezon başında UEFA sıralamasında 6.lık için yarışıyorduk. Geçen sezon bu kupada GS ve FB'nin aldığı başarılı sonuçlara BJK'nin de ekleneceğini düşünerek güzel hayaller kuruyorduk ama GS ve FB'nin vedaları kabus görmemize neden oldu. Bir de rakip ülke takımlarının aldığı başarılı sonuçlar aramızda 4-5 puan fark oluşmasına neden oldu ki artık 10. luk yarışı yapıyoruz bu sonuçlar ile. Neyse ki Ukrayna takımları dibe vurdular da bir nebze sevinç duydum.
2. maçlar sonunda beklenmeyen diğer sonuçlar İspanyollardan geldi. Hiç bir takımları maçlara ağırlık koyamadı ve hepsi önündeki maçlara bakıyorlar artık. Son olarak gruplarında şu an lider konumdaki Lech Poznan ve PAOK'un turu atlama başarısı göstermeleri onlar adına ve bu gruplar için büyük süprizler olabilir.

30 Eylül 2010 Perşembe

Şampiyonlar Ligi 2. Hafta

Süper Toto Süper Lig, Avrupa ligleri ve sıra Avrupanın en büyük futbol sahnesine geldi. Bakalım ilk 2 hafta sonunda benim aklımda neler kalmış. Öncelikle 2 haftada oynanan toplam 32 maçın skorlarına bir göz atalım.




Evet kısa bir hatırlatma ile benim dikkatimi çeken sonuçlara bakacak olursak, ilk olarak 3 takımın bu yıla süpriz sonuçlarla girdiğini söylemeliyim. Öncelikle Valeri Karpin'in yönetimindeki Spartak Moskova Rusya ligindeki vasat performansına rağmen 2 de 2 yaparak 6 puanla hiç beklenmeyen bir başlangıca imza attı.
Beni şaşırtan 2. takımsa kuzey avrupanın temsilcisi Kopenhag'dı. Kendi evlerinde önce Rubin Kazan dün akşamda Panathiinaikos'u geçmeyi bildiler ve Barcelona maçları öncesi top yaptılar. Barca karşısından puansız dönseler de diğer sonuçlara göre önleri baya açık olabilir.
Beklediğimden iyi skorlarla ve 6 puanla lige giriş yapan diğer takım ise Lucescu'nun Shaktar'ı. Yıllardır bu ligde oynamanın verdiği tecrübe onlara Partizan ve Braga gibi tecrübesiz takımlar karşısında kazanılan 6 puanın anahtarı oldu. Bu gruptan Arsenal'le beraber rahatça çıkacaklardır.
Bu 3 takımdan sonra akıllarda yer bırakan maçlar ve detaylar ise şunlar. Rangers'ın Old Trafford'dan 1 puan ile ayrılması, A grubundaki 4 maçta ortaya çıkan maç başına 4.25 gol ortalaması, Lyon'un Fransada dökülüyor olmasına rağmen 2 de 2 yapması ve son olarak Bayern Münih, Chelsea, Real Madrid ve Arsenal'in bu 2 haftayı kayıpsız kapatan büyük takımlar olması değinilmesi gereken noktalar. Bu hafta çalınan onlarca penaltı düdüğü ve Cüneyt Çakır'ın Kazan-Barcelona maçındaki iyi performansı da dikkate aldığım gelişmelerdi. Son olarak Serie A yı almayarak bizleri üzen NTVSPOR'un Şampiyonlar ligi ve UEFA kupası özetlerini bizlere sunması teşekkürü hakediyor.



28 Eylül 2010 Salı

Avrupa'dan Fußball, Football,Calcio, Fútbol, Futebol, Voetbal

Dün başladık bugün de devamı gelsin. Önce kendi ligimizin ilk 6 haftasını kısa bir özet geömiştim sıra Avrupa'nın büyük liglerinde.
En sevdiğim ve izlenmesi bana göre en keyifli olan BUNDESLİGA ile başlayalım. Yakından takip edenler bilir Dortmund'u tutarım. Hem Möller'li kadrosu hem de tribünleri beni çeken olmuştur. 2-3 senedir bu ilgiye bir de Nuri Şahin eklenmişti. Geçen sezon başlayan yükseliş bu sene de devam ediyor sarı siyahlarda. Jurgen Kloop takımı gençlerden kurduğunda buralara gelebileceklerine çoğukişi ihtimal vermiyordu ama beni yanıltmadılar, sezona yenilgiyle başlasalar da 5 de 5 le devam edip 2.liğe yükselmeyi bildiler. Peki lider kim derseniz o ben dahil herkese süpriz. MAİNZ 05 bu sezonun en büyük süprizini gerçekleştirdi tüm kıtada ve 6 da 6 yaparak 18 puanla zirvedeler. Son maçlarında B.Münih'i deplasmanda 2-1 yenerek ne kadar formda olduklarını da gösterdiler. Şampiyonluk telaffuzu için çok erken, hele hele Bundesliga gibi şampiyonun son 10 hafta belli olduğu bir lig için imkansız ama lige süper başladıkları kesin. B.Münih ise tam bir hayalkırıklığı, önce Robben sonra Ribery sakatlanınca liderin 10 puan gerisine düştüler. Sene içinde toparlanabilirler ama acaba toparlanacaklar mı sorusuna cevap veremediğim 2 büyük ligin dibinde. Schalke ve Stutgart bu sezonun kayıpları. Stuttgart her sezona kötü başlar bir alışkanlıklarıdır ama o kadar transfere rağmen Magath'ın Schalkesi için beklenmedik bir başlangıç. Az öncede değindiğim gibi şampiyonun ve lig sıralamasının son 10 hafta belirlendiği Bundesliga adına konuşmak için daha çok erken, tek dileğimiz Dortmund'un bu formunu sezon boyu koruması ve şampiyonluğa uzanması olacak ve Nuri'li kadroyu daha yakından takip edeceğiz. İnşallah Hiddink' de NURİ'yi bir an önce farkeder ve Aurelio gibi 34 yaşında, Türk yapılmış biri yerine 20 yaşında Avrupayı sallayan Nuri'yi tercih eder.
Geçelim Premier lige. Bundesliga üzerine bukadar konuştuktan sonra hem daha az takip ettiğim için hem de çok büyük süprizler yaşanmadığı için PREMİER lige sıçrayalım. Evet süpriz yok geçen senenin şampiyonu Chelsea son maçta M.City'e takılsa da liderliğini koruyor. Peşlerinden ise Man.Utd., Arsenal,Man.City gelmekte. West Bromwich'in 5.sıraya yükselişi, Liverpool'un sadece 6 puanda kalması ve Everton'ın galibiyetle tanışamadan dibe demir atması üstünden geçilmesi gereken diğer başlıklar. Liverpool'un hem sakatlıklar hem de başkan değişimi yani takımın satılması yüzünden buralarda olduğunu hatırlatalım.
Serie A ya bakalım birazda. Biraz da diyorum çünkü sağolsun yayıncı kuruluş olan FOX TV maçları yayınlamama gibi bir karar almış sağolsunlar Roma-İnter maçını yayınlamayarak büyük vebal altında kaldılar ve kulaklarını çınlattılar. Çizmede daha 5. haftalar sonuçlandı ama doğru düzgün maç izleyemedik. Zaten takımlar bir ileri bir geri modunda devam ediyorlarken bir de takip edememek şu boş günlerde bayaa canımı sıkıyor. Neyse Şampiyon İnter 10 puanla lider devam ederken Udinese galibiyetsiz son sırada, ROma ise 1-0 lık İnter galibiyetiyle nefes aldı ama 5 maçta alınan sadece 5 puan şimdiden canımı sıkıyor. Milan onca transfere rağmen ne yapacak belirsiz, bir iyi bir kötüler, sahneye İbra çıkınca herşey güllük gülistanlık ama ona birilerinin yardımcı olması gerekiyor. Pato-Robinho-Ronaldinho 3 lüsü daha çok ağırlık koymalılar sahaya.Serie A için diyeceğim son şeyler Fiorentina, Genoa, Sampdoria, Palermo, Napoli'nin yükseğe sıçrayamaması olur. Bu takımlardan daha sağlam performanslar bekliyordum ama hiçbiri beklediğim açılışı yapamadı. Daha 5. hafta diyerek biraz daha zaman tanıyorum bu takımlara.
La Liga ise en çok takip edebildiğim lig, sağolsun varolsun NTVSPOR. Sezonu en geç açan lig olmalarına rağmen bütün takımların ne kadar hazır olduklarını sahada görebiliyorum maçları izlerken. La Liga için en çok dikkatimi çeken budur. Yaz sıcaklarında maç yapmak yerine sezonu geç açıp nefeslerini Nisan,Mayıs ayına saklayabilecekler diye düşünüyorum. Neyse geçelim ilk 5 haftaya ; Bursayı deplasmanda 4 leyen Valencia zirvede yenilgisiz otururyor. M.Topal'ı kadrosuna katan 'yarasalar' da herşey yolunda gidiyor, takım oyunu ve yardımlaşma hat safhada,fizik güç de zamanla yerine gelirse Valencia bu sezonun süpriz takımı olacaktır. Barca yine aynı Barca, Messi'Nin hafif sakatlığı canları sıksa da sorun çıkmadan atlattılar bu dönemi. MOURİNHO'nun Madrid'i ise hazırlık sürecinde, yapılan genç takviyeler bu sezon olmasa da seneye kupaların hepsine aday Real Madrid'i göreceğimiz anlamına geliyor. Ligin dibinde ise galibiyetsiz Zaragoza ve Deportivo var.
Ligue 1 da LYON'un çöküşü ve ST.ETTİEN'ın liderliği bütün Avrupa'da en çok konuşulan konulardan. Son hafta Lyon'u deplasmanda PAYET'in frkiğiyle yenen St.Ettien 16 puanla zirvedeki yerini korudu. Lyon'un sadece 5 puanla düşme potasında olması Claude Puel'in koltuğunu tepetaklak ederken sempati duyduğum Lens'ın da Lyonla aynı kaderi paylaşması bu sezon adına iç açıcı değil. Lyon elbet toparlanacaktır ama ya Lens? Neyse ki St.Ettien keyfimizi şu ana kadar yerine geitrdi. Yeşilleri Rennes ve Toulouse takip ediyor, Arles ise 7 de 7 ile bu lige 10 boy küçük olduğunu gösterdi il puanı ne zaman alacaklar bakalım.
Çizgi altı liglerde ise bizde 6 da 6 yapan Bursa, Portekiz' de 6 da 6yapan Porto, Hollanda'da 7 maçta 2 beraberlik 5 galibiyetle Ajax, Belçika'da 9 da 8 yapıp 25 puan toplayan Genk lider konumdalar.