05 Kasım 2009 Perşembe

Vışş Tİrledim Haaa # 34



MEGAN FOX

04 Kasım 2009 Çarşamba

2010'a Girerken Türkiyeden Şeref Tribünü Manzaraları


Başkana gel hele!!!

01 Kasım 2009 Pazar

Ginobili Kills Bat

NBA' de Sezonun İlk Haftası

Sezonun açılışı hafta başında yapıldı. Batug.com'dan edindiğim season previewı okuduktan sonra maçları da takip etmeye başladım. Açıkçası pek süpriz olmayacak bu sezon.
Ersan ile başlıyım çünkü dün gece süper bir performans gösterdi ve 18 dk.'da 9 sayı 4'ü hücum olmak üzere 6 ribaund ile oynayarak Milwauke'nin Detroit karşısındaki galibiyetinde önemli pay sahibi oldu. 1-2 maç daha bu etkili oyna devam ederse ki bence tamamen hazır, ilk beş için önemli bir tercih olacaktır. Önemli olan aldığı az sürede çok iş yapması bunu da başarıyor.
Kısa kısa değinelim takımlara.
Pek göze çarpan bir takım görmedim ama şampiyonluk için Boston baya gayretli. KG'nin playofflarda sağlam olacağını varsayarsak şampiyonluğun en büyük adayı. Lakers'da ekürileri olur final yaparlar heralde. Onların dışında Nash'in Phoenix'i ve Crawford takviyeli Atlanta üst sıralara oynayacak süprizler olabilir. Batı da Spurs doğuda Magic ise şampiyonluğa uzanacak tecrübedeler.
Gelelim beklentilerinde ötesinde kötü başlayan(bana süpriz olmadı ama) takımlara. Baron Davis'in Clippersda harcandığını görmemek körlük olur. O da bunun farkındaki takımıda kendiyle beraber dibe çekiyor. 4 de 0 yaptılar. İşler hiç mi hiç iyi gitmiyor, güya geçen sene şampiyonluk kadrosu kurmuşlardı.Ligin dibinde çıkamazlar. Sacramento ve Golden State'de onlarla ligin dibinde sonunculuk yarışı yapacak Batı az çok şekilleniyor yani.
Doğuda ise New York ne yapsa ne etse olmuyor. Uzatmada yenildiler bu gecede.3-0 la yola devam ediyorlar bir kazanmaya başlasalar belki...Carter'ı kaybeden New Jersey'de komşusunun yolundan gidecek bu sezon. Şimdilik İndiana'da kötü yolda ama onlar için biraz daha bekleyebiliriz.
Kısacası NBA de ilk hafta durumu böyle, sezon içi pek zevkli geçmeyebilir. Takımlar arası uçurumlar oluştuğu aşikar. Playofflara da daha çok var. Önce Nisanı sonra da yazınki transfer sezonunu şimdiden beklemeye başladım bile.

Jesusum Datolom


Maçın videosu burda; fazla söze gerek yok dedirtecek cinsten. Juve 2-0 önde. Sahaya Jesus Datolo giriyor ve mavi ekran...
Çocuğum olsun adını Datolo koymazsam ( Jesus biraz ters kaçabilir ama:))) )

31 Ekim 2009 Cumartesi

The O.C.

E.S.(40)


Şimdi gelelim zurnanın zort dediği yere . Alttaki resimde, işte yukardaki arkadaşın zihniyetindeki birkaç çapulcunun açıp 30 milyon adamın kahkahalarıyla zirveye ulaşmış bir espri(!!!) diyelim.Peki 2. devredeki Sami Yendeki maçda bu çapulculardan bir benzeri bizim tribünlerde ANA BACI düz gitse hangi FB'li anasına bacısına o küfürü layık görecek ve Sami Yen'de olay çıkarmayacak???
3 gündür FB'Li arkadaşlar benimle bol bol dalga geçtiler. Hep güldüm ve tek şunu söyledim; Biz Kadıköy'de zaten sizi yenmeyelim, yoksa olabilecekleri ben bile düşünemiyorum, siz bi düşünsenize 10 yıldır kaybetmeyen takım dk 80 kendi evinde GS ye 2-0 yenik , maç başlamadan hakemin kafasını yaran zihniyetin stadında,

SİZCE O MAÇ BİTER Mİ???





26 Ekim 2009 Pazartesi

Derbi Üzerine Birkaç Cümle


İKİ RESİM ARASINDAKİ 7 FARKI BULARAK YAZIMIZA BAŞLAYALIM NE DERSİNİZ?


- Maç öncesine geçmeden maçın da ötesinde bu derbiyi neden pazarlayamadığımız konusunu düşünerek gittim ekran başına. Avrupa'nın sayılı 5 yıldızlı stadlarından birinde, ortalama gelir düzeyi yüksek(belki de avrupa seviyesinde) 52 bin kişinin izleyeceği ve bunun 50 bininin belki de 1 aydır tribünleri nasıl yaparız da süper bir görüntüye kavuştururuz diye çabaladığı ve ortaya güzel şeyler koyduklarını gördüğüm eğlencesi 10 üzerinden 9 alabilecek bir maç,

- Yayın açısından, görüntü kalitesi HD, çimlerin rengi, yönetmenlik, maç öncesi ve içinde reklam sorununu çözmüş yayıncı kuruluş onlara da 10 üzerinden 8

- Gelelim maç öncesi, GS 9 yıldır yeniliyor bakalım dur diyecekler mi? Rijkaardın hücumu Daumun savunması 4-3-3, 4-5-1 falan hepsi yalan

- Isınmaya çıkılıyor ve kavga başlıyor yardımcı hakemin kafası yarılıyor tam da Avrupalının izlemek isteyeceği gibi herşey var

- Aaa o da ne hakem sahaya çıkıyor hem de bu şartlarda garip ???

- DK.1 Emre Baros'u arkadan biçiyor ne kart ne bişey adamın ayağı kırılıyor, bazı kanllarda izledim(ahmet çakar) faul bile vermeyebilir kasti bişey yok ne kartı diyor :)))

- GS yine 11 kişi savaşmaya çıkmış.İŞTE EN BÜYÜK YANLIŞI GS'IN BU STADDA SAVAŞMAYA,EZİLMEMEYE ÇIKIYORLAR. YAPMAMALARI GEREKEN İLK ŞEY 11+52.000 SEYİRCİYE SAVAŞ İLAN ETMEK, O ANDA KAYBEDİLİYOR MAÇ ZATEN. GERETS DÖNEMİNDE ALINAN 0-0 BERABERLİK GELİYOR AKLIMA. BELKİ DE SADECE O MAÇ YENİLGİ KABULLENİLEREK ÇIKTI GS SAHAYA SON 9 SEZONDA VE BERABERLİK İLE DÖNDÜ.

- FB yine ilk 15 de golü buluyor. Ayıboğan Servet Kazım Kazım'a bile diş geçiremiyor her topta yerde. 3 günde bir maç mı çıkaramıyor yoksa piskolojik olarak çökünce dizler ayaklar yere mi basamıyor???

- Klasik GS Saraçoğlu deplasmanı, kanatlara top açılmıyor herkes ortaya kaçıyor tribünden uzaklaşmak için

- Keita'nın kafası, gözü yarılıyor; sarı kartı gören Keita . Neden mi? Yılda 4 Milyon€ kazandığı mesleğini yaparken kafasına atılan çakmak,taş,şişe her neyse alıp masa gözlemcilerine götürmek, ben bu işten ekmeğimi kazanıyorum ya gözüm kör olsa kim verecek bunun hesabını diye sorduğu içindir belki de.. Zaten bu Bünyamin değil miydi Arda'yı istediği yerden oyundan çıkmadı diye sarı kart gösteren...


- İkinci yarı başlıyor bir umut. Penaltı, kırmızı kart, kornerden gelen gol skor 2-1 GS 10 kişi, Keita düşmüştü oyundan iyice zaten, Arda yerine Kewell ve GS kanatları kullanmaya başlıyor.Koskoca Premier lig neden koskoca anlıyorsun. Tribünlerin yakınlığı, Arda'nın ortaya kaçması bir yanda Kewell'ın çatır çatır bindirmeleri başka yanda

- Gol gelmiyor, Ayhan'ın ayağında tüy bitiyor. Aaaa o da sarı gördü. Neden mi? Emre'nin yine arkadan çift dalışı ve Bünyamin oyunu devam ettiriyor. Ayhan alkışlıyor, çıkarmazsa adam değil zaten , çıkarıyor ve maç bitiyor.


- 90 da Güiza atıyor 3-1, geleneksel oldu nolcak. Gram üzüntü, hırs , sinir yok bende. 9 yıl önce kazanan kadro neden kazandı ve bugün ne yapmalıyız onu düşünüyorum. Sami Yen de 4 yiyen kadrounun 4 yıl sonra 12 aralık 1999 da kazandığı 2-1 lik kadro olduğunu hatırlıyorum ve RİJKAARD'A SAHİP ÇIKALIM, BIRAKIN ŞAMPİYONLUKLARI SEZONU 4.BİLE BİTİRİRSEK ADAMI ASMAYALIM, EN AZ 2 YIL SIRTMIZDA TAŞIYALIM Kİ O DA BİZİ 4-5 SENE SONRA KUPALARA TAŞISIN...

23 Ekim 2009 Cuma

Avrupa'da Devre Arası ve Ülke Puanımız




Yukarıdaki linkde ağustos ayı sonunda, grup kuraları çekildiğinde, bir hesap ve öngörüm var. GS ve Fb için 12 maçta 5 galibiyet 3 beraberlik 4 yenilgi yeter demişim. Şimdi ise ağzımı tutsaydım elimi kırsaydım da yazmasaydım diye geçiriorum içimden. Çünkü daha ilk maçların bitiminde alınan 4 galibiyet 1 beraberlik 1 yenilgimiz var. Sturm maçında Baros'un direkten dönen topu 45 dk. tek kale oynanan maç ve Fb'nin Twente'ye resmen hediye ettiği 3 puan olmasa milli takımlar seviyesinde diplere düşmüş ülke futbolu için bir miladın eşiğinde olabilirdik.
Fakat daha geç kalmış sayılmayız. FB' nin kendi evinde 2 GS'ın mutlak rakibimiz Yunan Pana ile evinde oynayacağı maçlar neticesinde ülke puanını uçurabiliriz. Yeter ki iki devimizde bu performansını devam ettirsin.
Bu skorlara ve oyunlara göre bundan sonrası için GS adına 1 galibiyet 1 beraberlik ile grubu 1. bitirme şansı yüksek ama alınacak galibiyet içerde Pana beraberlik de dışarda Bükreş olması gerek. FB'nin durumunu ise içerdeki Steau ve Sheriff maçları belirler. Oradan gelecek 6 puan rahat rahat ilk 32 ye sokar FB'yi. Kısacası 12 maçda 7 galibiyet 2 beraberlik 3 yenilgi ederiz ki sezon öngörülerimizi bir hayli karşılar.
Gelelim BJK'ye. İlk hesapta 2 galibiyet vermiştik kendi evinde kazanır diye düşünmüştük. Bu yolda hiçbir kayıp yok. Wolfsburg ve CSKA'yı geçecek bir BJK deplasmandan aldığı 1 puan ile rüyalarını gerçekleştirme yolunda önemli bir adım attı. Önce evimizdeki 2 maçı kazanalım sonra şampiyonlar ligimi UEFA ligimi konuşuruz.
Çok uzatmadan linkleri verelim sizde burdan hem ülke hem de takım katsayılarımıza bir göz atın...



21 Ekim 2009 Çarşamba

BJK Analizi


Videolara sarılmıştım son haftalarda, pek birşey yazasım gelmiyordu ama artık takımlar ve formasyonları oturmaya başladı.
İlk olarak bu gece izlediğim ve Mustafa Denizli'nin kendini geliştirdiği BJK maçına bakalım. Maç öncesi kadro iyi gözüküyordu. Sahaya çıkan 11 de tam konsantre ve istekliydi. Puanı getiren de bu istek oldu. Fakat herşey süper değildi.
Mesela Rüştü. Artık son baharını yaşıyor ve seneye o kalede hiçbir BJK li Rüştü'yü görmek istemez sanırım ( en azından ben istemem bir GS li olarak). Sivok- Ferrari bir kaç aya daha uyumlu olur. Bu hatta İsmail de monte edilirse 22 yaşındaki bugün süper oynayan Kaş ile hem genç ve diri hem de ortada tecrübeli bir savunma hattı kuurlmuş olur.
Orta sahada Fink'i beğenemedim bu sene. Halbuki geldiğinde çok iyi transfer demiştim. Biraz kilo almış olacak. Sağ kanattada Serdar Özkan daha çok iş yapardı Ekrem'in yerine.
Forvetde ise pek bişey söyleyemem. Topla az buluştular ama etkiliydiler. Zamana ihtiyac olduğu açık.
Kısacası BJK nin bir iki rötuşa ihtiyacı var. 1-2 haftaya Denizli küllerinden doğabilir...

19 Ekim 2009 Pazartesi

ESPANA