7 Ekim 2008 Salı

Osman Pamukoğlu


Bugün Habertürk deki Söz Sende programında izledim, yine döktürdü paşam. Neden emekli edildiniz sorusuna, 'İnsanlar heryerde aynı ordu içinde bu böyle, yani birilerine yaranman gerek bi yerlere gelmek için , herşeyi iyi yaparsan birileri sana dur der ' dedi ( ki bende aynı istihbarata sahibim Doğan Güreş in Genelkurmay başkanı seçilmesi için önünün kesildiğini duymuştum) ve ekledi 'İyi ki emekli olmuşum yoksa şu an üzerimde üniformam olsa başımızda bu yönetim varken rahat durmaz bişeyler yapardım , yani birşey yapmadan duramazdım gece rahat uyuyamazdım.'

Aman paşam uydurma darbe günlükleri yüzünden insanlar hapisleri boylarken böyle imalar ...

Osman Pamukoğlu na sorulan başka soruda yeni kurduğu partinin tüzüğünde bulunan idam karanrının geri getirilmesi ile ilgilydi. Yine basite indi konuda ' Bazı yöneticiler, bölücü örgüt başı falan diyorlar ya neyse işte sıfatları önemli değil ama birileri yani onların başı gelip İstanbul un ortasına bomba koydurtma kararı alıp benim 40 tane vatandaşımı öldürtme kararını verebiliyorsa bende vatandaşımın güvenliğini sağlayacak bir devlet olarak gözümü kırpmadan bu insanların idam kararını alabilrim, alabilmeliyim.'

Yaklaşık 4 yıl önce okumuştum ' Unutulanlar Dışında Değişen Birşey Yok ' adlı kitabını ve benim için önemli bir şahıs haline gelmişti. Bundan sonra takiplemeye devam.

5 Ekim 2008 Pazar

Benim İçin Trajedi


Stalin in ünlü bir sözü vardır; Bir kişinin ölümü trajedi, onbinlercesinin ki sadece istatistikdir. Dün verdiğimiz 15 şehit hangimiz için trajedi değil ki. Mehmetçiklerin yaşlarına bakıyorum çoğu benden küçük, içim acıyor, yanıyor. Her şehit haberinden sonra böyle olmuyor muyum? Göz göre göre demek istemiyorum artık , birilerinin bilerek istatistik yaptığını anlamak bu kadar mı zor. Eskişehir de cenazanin kalktığı camiden arkadaki kalabalık 'Tayyip oğlunu askere gönder ' diye bağırırken bile birileri o cenazeden başları dik çıkıyorlar. Ve ne yazık ki bu insan bizim Başkomutan lakaplı Cumhurbaşkanımız . İçimden biraz sonra diyorum birbirimizle mi kavga etcez yoksa düşmana hep birlikte mi karşı koycaz... Birbirimiz derken ??? Artık içinden çıkamıyorum işin .

3 Ekim 2008 Cuma

GFB Dedikleri

Bu yazı tamamen Milliyet gazetesinin internet sitesinden kopyala yapıştır yapılmıştır:)))
Yıldırım'a müthiş suçlama!
Genç Fenerbahçeliler’den başkan Aziz Yıldırım’a müthiş suçlama
F.BAHÇE Başkanı Aziz Yıldırım tarafından bir süredir sert biçimde eleştirilen ve suçlanan Genç F.Bahçeliler isimli taraftar grubu, yazılı bir açıklamayla Aziz Yıldırım hakkında müthiş iddialarda bulundu. “Biz G.Birliği maçında değil, Aziz Yıldırım’ın taraftara yaptırım uygulamaya başladığı Partizan maçından bu yana protesto yapmaktayız. Bu protestolar kesinlikle takımın aldığı kötü sonuçlar için ya da fubol takımımız kötü gittiği için yapılmamıştır ve yapılmayacaktır. Taraftar maç boyunca takımına 90 dakika desteğini verecektir” diyen grubun inanılmaz iddiaları şöyle:
DESTEK YÜRÜYÜŞÜ SAHTE
SAYIN Yıldırım ilk istifanızda Show TV’ye çıkıp açıklamalar yapmıştınız. Yanınızdaki akıl hocalarınız size “Türk halkı duygusaldır, duygusal bir ortam oluşturursan Ali Şen’in ‘Ali Şen başkan F.Bahçe Şampiyon’ sloganını unutturur, ‘Aziz Yıldırım başkan F.Bahçe şampiyon’ dönemini başlatırsın“ dediler. Siz de çıktınız istifa ettiğinizi ağlayarak ve ağlatarak anlattınız. Aynı gecenin sabahında bize otobüsler tutmamız için para göndertip semtlerden insanları toplattınız. Bu otobüslerle yüzlerce kişiyi F.Bahçe Parkı’na taşıttınız ve ”Taraftarız biz çekeriz cefa, büyük başkan bizi bırakma“ tezahüratlarıyla yürüttünüz. Tabii bu yürüyüşe hiçbir şeyden habersiz gönülden katılan yüzlerce taraftar da katıldı.
'HOCAYI YIPRATIN’ TALİMATI
DEPLASMANDA kaybedilen D.Bakır maçı sonrasında bizzat grubumuzun kurucularını arayarak ”Toplanıp alana gelin, hocayı protesto edin, istifaya zorlayın“ dediniz. Havaalanında yaşananları anlatmaya gerek yok herkes biliyor.
3 BİN BİLETİ KIRAN DAĞITTI
ALTAY ve Göztepe maçları sonrasında protestolar başlayınca bunu daha fazla büyümeden engellememiz için bizim de içinde bulunduğumuz bazı gruplara bedelsiz 3000’er adet bilet yolladınız. Hem de şu an hain ilan ettiğiniz sayın Tahir Kıran’a hâlâ unutmadığımız güzel bir konuşma yaptırdınız ve biletleri dağıttırdınız
KFY’YE KARŞILIK MARATON
Protesto için maratonda bulunan kadim dostumuz KFY nin açtığı ”Taraftar+Kombine= Dolar“ ve ” F.Bahçemiz’i izlemimizi İngiliz İşgal Komutanları bile engelleyemedi“ pankartları sonrasında hafta içi Dereağzı’na bizleri çağırarak ”Seneye Maraton ortayı size veriyorum“ dediniz. Kabul etmememiz üzerine yanınızdakileri ısrar edip ikna olmamız için peşimizden yolladınız. Biz ”Dostlarımızı satmayız“ deyince gözlüğünüzü çıkartıp bize ”Sizi de üzerim“ dediniz.
‘UNIFEB’İ BARINDIRMAYIN’
ARANIZIN kötü olduğu 1907 Dernek Başkanı Sayın Necdet Ersoy, UNIFEB oluşumunu destekleyince bizi çağırdınız ve ”Bunlar çok büyüyor, başımıza dert açacaklar. Tribünde barınmalarına müsaade etmeyin“ dediniz. Biz de bu emir büyük yerden diyerek bir basket maçında ”UNIFEB başkanının kalbini kırdık. Sonradan hatamızı anlayıp özür diledik ve UNIFEB ile kardeş olduk... 6 Kasım 2002 G.Saray maçı sonrası yaşanan haksız gözaltılar esnasında sayın Necdet Ersoy’un ismini verdiniz ve UNIFEB sorumlularından Barış Ertül’ü gözaltına aldırdınız.
PAF’TA KIYAT’A PROTESTO
DEREAĞZI’NDA yapılan G.Saray’la oynanan PAF maçında bizleri getirterek aranızın açıldığı sayın Atilla Kıyat’ı protesto ettirdiniz
KIRAN BİLE DESTEK İSTEDİ
İKİNCİ kez kulübümüzü zor günde bırakıp gitme kararı aldığınızda bile hain dediğiniz sayın Tahir Kıran bizleri arayarak “Bakın mutlaka yürüyüş yapın ve yapılan yürüyüşlere katılın, başkanı istifadan döndürmek lazım. Defalarca başkanla konuştum ikna etmeye çalışıyoruz, siz de kırgınlıkları unutun ve F.Bahçe için bu yürüyüşlere destek verin” dedi. Biz bu teklifi reddettik. Israrla size destek vermemiz için bizi arayan Tahir Kıran ile bizi özdeşleştirdiğiniz o günlerde en sonunda biz de yürüyüşe dahil olduk. Aranız kötü diye her yerde konuştuğunuz Tahir Kıran ile o günlerde her gün görüşüyordunuz.
SAĞLIK İSTİFA SEBEBİ DEĞİL
İKİNCİ kez istifa etmenizin sebebini biz biliyoruz. Sağlık sebebi asıl gerçek değil. Gerçek sebebini tüm F.Bahçe camiasına açıklamanızı bekliyoruz.
Genç F.Bahçeliler grubu yukarıdaki iddiaların dışında bir de Aziz Yıldırım’ın kendilerine bazı tekliflerde bulunduğunu ancak bu teklifleri geri çevirdiklerini ileri sürdü. Taraftar grubunun “reddettik” dediği teklif iddiaları ise şöyle
KOMBİNEYİ VER, BİLETİ AL
SAYIN Bülent İşcen, 7 Ağustos 2008 tarihinde Kurucularımızdan sayın Sefa Kalya’yı arayarak yanında sayın Aziz Yıldırım olduğunu ve Maraton Üst Tribünü’nde bizden şikâyetçilerin bulunduğunu ve derhal sayın Ömer Temelli ile sorunların giderilmesi için görüşmemiz gerektiğini aksi taktirde “Aziz Yıldırım sizi Başbakan’a ve İstanbul Valisi’ne şikâyet edecek, haberiniz olsun” diyerek tehdit olarak algıladığımız bir konuşma yapmıştır. İlk teklif 8 Ağustos 2008’de sayın Temelli aracılığıyla Sefa Kalya’ya, Saracoğlu Stadı’nda yapılmıştır. Görüşmede sayın Temelli’nin “Kombineleri ücreti karşılığında iptal ediniz ve sizlere karşılık olarak 500 adet bedelsiz bilet verelim” teklifi sıcağı sıcağına reddedilmiştir. Görüşme anında Saracoğlu Stadı Müdürü Sayın Ayhan Bak, sayın Özcan Tuzcuoğlu ve görüşmeye kısmen de olsa telefonla iştirak eden sayın Bülent İşcen de yer almıştır. Bu görüşme tamamen sayın Aziz Yıldırım’ın izni, istekleri ve bilgisi dahilinde olmuştur.
1000 BİLETE DE ‘HAYIR’
İKİNCİ teklif ilk tekliften birkaç saat sonra sayın Bülent İşcen tarafından telefonla yine Sefa Kalya’ya yapılmıştır. Sayın İşcen 500 adet bedelsiz bilet tekliflerini, 1000 bilete çıkardıklarını, kartları bir an önce iade etmemiz gerektiğini aksi takdirde sayın Aziz Yıldırım’ın bizleri devlet büyüklerine şikâyet edeceğini belirtmiştir. Bu teklif Kalya tarafından “Bir daha bu konular için beni aramayın” denerek reddedilmiştir. İlk teklifin olduğu gün yani 8 Ağustos 2008 günü sayın Yıldırım başta Başbakanımız olmak üzere bazı devlet büyüklerimize asılsız ithamlarla GFB’yi kötü lanse etmiştir. Hakkımızda yasal işlem yapılması için asılsız iftiralarda bulunmuştur. Daha önce yaşadığımız haksız gözaltıların benzerinin yaşanması için bir senaryo hayata geçirilmiştir
OLAYLARIN HEPSİ GERÇEK
OLİMPİYAT Stadı’nda 5-1’lik G.Saray yenilgisi sonrası “Benim anama avradıma küfür edenlerle resim çektiriyorlar” diyerek kamuoyunu yanılttınız. Bu maçtan önce bizden ne istediniz ama biz yapmadık. Bunu açıklayın aksi halde biz açıklayacağız.
SONUÇ: Bu teklifler ve olaylar tamamen gerçektir. Yaşananlara şahitlik edecek onlarca kişi vardır. Kamuoyu önünde bunların gerçek olduğuna şerefimiz ve namusumuz üzerine yemin ederiz. Aksini iddia edenlerin de aynı şekilde şerefleri ve namusları üzerine yemin etmelerini isteriz.

Ukrayna Dedi Biri Ordan

Önce nispeten iyi olan haberden başlayalım. GS geçen sezon İsviçre 1.ligine çıkmış İsviçre kupası finalinde Basel e yenilmesine rağmen kuapaya iştirak etmiş olan Belizona yı toplamda 6-4 ile geçebildi. Geçebildi diyorum çünkü GS zaten bugüne kadar hiçbir İsviçre takımına elenmemişdi, bu sonuç sadece bize 4 maç daha izlettirir gibi. Skibbe ye defansı düzeltmesi için 2 hafta daha verelim diye yazmıştım Kocaeli maçından sonra; ama ne defans ne hücum dün gece bana zevk vermedi. Euro 2008 in en parlak 2 genci Arda ve Topal ın ise sakatlanarak çıkması zaten 11 eksik ile maça çıkan GS için tam bir felaketin habercisi. Bu arada Linderoth yine ameliyat masasına yatıcakmış. GS için tek sevindirici olay Lincoln un 3 maçtır 90 dakika oynayabilmesi ve Baros un 4 maçta 7. golünü atması. Şu an o kadar karamsarım ki bu 7 gol bundan sonra hiçbirşey olmasa bile töbe estağfurullah:)) adamı devre arası iyi paraya yollarız heralde diye düşündürüyor beni. GS ın pazar akşam ki Bursa maçından sonrası çok daha karamsar kılabilir bizleri. Pazar akşamı tam bir sınav niteliği taşıyacak.
Gelelim yine üzüntülü ama kedere ,yasa neden olmayan öbür sonuca. İlk maçda golü attıtan sonra hemen kalesinde topu görüp PSG ye turu hediye etmişti Kayserispor. O gün maçı 90 dk. izleyemedim ,ara ara bakmıştım PSG çok süper bir takım değildi. Haftasonu oynadıkları maçıda takip etmiştim ama açıkçası kafamdaki soru işareti Kayserispor du. Acaba diyordum rezalet haldeki PSG yi elerler bize 2. bayram yaşatırlar mı diye. Maç boyu top bi PSG ceza sahası önündeydi bi Kayseri kalecisi Süleymaou nun elinde yada Kayseri 6 pas çizgisinde. Yani her an herşey olabilirdi. Tabi ki Kayeri de bir Gökhan Ünal olsaydı. Kayseri kale önüne gelebiliyor ama ne genç Turgay ne de CM fsanesi Aghahowa ne de wonderkid Abdullah kaleye şut çekmeyi düşünüyorardı. Kaleyi bi kez deneseler ve bir kez becerebilselerdi herşey çok farklı olurdu. Onlar vurmadıkça dönen toplarda PSG misafirperver davrandı ben de atmayacağım dedi auta yolladı topları. Kayseri savunmasına ise hayran kaldım. 88 doğumlu pembe suratlı Eren Güngör 1-2 yıl içinde (ki bence hemen olmalı) milli takımın değişilmez stoperi olacakdır. Ali Turan ise zaten 2 yıldır ben de varım diye bağırıyor. Bundan sonra ne Gökhan Can ne de Toraman Terim in 2sinide hemen milli takıma adapte etmesi görüşündeyim.
Ve son maç. Yorum yapsam mı bilmiyorum, maça 2-0 olmuşken yetiştim. BJK atar falan diyordum ama olmadı. Olmadı çünkü birşey yokdu sahada. Olmayan 11 tane BJK li futbolcu idi. Ben Ertuğrul Sağlam gitsin diyenlerden değilim. Ama şu soruyu sormam gerekiyor. Bu adamlar Kharkiv e Kiev üzerinden mi gittiler? Kiev de akşam konaklanıldı mı? Bu bir UEFA kupası maçı seyahati değilde bildiğimiz tabirle bir Kiev seyahati miydi? Maçı anlatan Melih Gümüşbıçak 3-0 ken benim yaklaşık 30dk. dır gördüğüm birşeyi farketti ve seyirciye aktardı; 'BJK li oyuncular ekranda resmen 2 kare yavaş akıyorlar ama Metalist liler öyle değil bunu anlayamıyorum...' Evet resmen adamlar yavaşdı, koşan çabalayan kimse yokdu, bunun sonucu olarak da Metalciler sanki Real Madrid sanki Manchester United lı oyuncular gibi aman Allah ım dedirtiyordu ekran kaşısındaki bana. Ve Melih Gümüşbıçak dan 2. cümle yankılandı kulağımda ' Şu an stadda 37 000 ( yazı ile otuz yedi bin) kişi olduğu anons ediliyor, yani adamlar inanmış. Köy takımıymış kehkehkeh :))))) Adamlar Ukrayna liginde 9 maç sonunda 3.ler abiler. Neyse sinirler zaten harap daha fazla üstlerine gitmeyelim. Bu arada 1. golü gören var mı???

1 Ekim 2008 Çarşamba

Bayram Gelmiş Neyime???


Dün bayramın 1. günü herkes ev ziyareti falan fistan, Ankaranın en yoğun caddelerinde bile 3-5 kişilik asker kalabalıklarından başka birşey yok. Evde yanlız olmanın da getirdiği rahatlıkla saat 11 civarı şeker toplamaya çıkan çocuklar tarafından uyandırılıyorum yoksa kalkacak halimiz yok.

Neyse annane ziyareti olmazsa olmaz.Akşama doğru ramazandan çıkmış arkadaş bünyeleri ile güzel bir cila,eğlence,6 da eve giriş ve bayramın 2. günü saat 15 sularında uyanıp, hometown ımıza dönüş.

Bu arada ne yazık ki özet görüntüleriyle yetindiğim Arsenal-Porto maçı dışında hiçbir Şampiyonlar ligi maçını takip edememiş olmanın garip duygusu da üzerimde duruyor.