Bugün kaybetmişiz Anıl kardeşimizi. Ne denilebilir ki. Konuşalacak o kadar şey varken bile, o kadar mutlu mesut eve gelinmiş 100.post için özel bir resim, güzel cümleler düşünülürken,duyduğum anda insanın tüylerini diken diken eden ve içindeki o mutluluğu fısss diye söndüren bir haber. Hiç hoşlanmam insanların hastalıklarını konuşmayı, dinlemeyi,anlatmayı belki de insanların hemen eski haline döneceğini düşünmemdemdir. Çoğu zaman olmuyor işte . Bize; tüm yardım edenlere,Ultraslan ve GS camiasına ve ailesine başsağlığı ,KOCA ADAM a Allah dan huzur ve rahmet dilemek kalıyor....
"Kendi savaşınızı açmalısınız, kendi düşünceleriniz uğruna. düşünceniz yenilse bile, dürüstlüğünüz zafer çığlığı atmalıdır bunun için."-Nietzche
17 Kasım 2008 Pazartesi
15 Kasım 2008 Cumartesi
A Special One 'ANDREAS MÖLLER'
Futbolun daha bir güzel olduğu dönemlerin ironik adamıdır benim açımdan Möller. Gidişleri-dönüşleri, başladığı takımda futbola veda edişi, talihsizlikleri ve şampiyonlukları...
Zidane öncesi 10 numaraların en önemlisidir belki de. 85 yılında doğduğu şehrin takımı Frankfurt ta başlıyor futbol hayatı. 87 de Dortmund a transfer oluyor ve Avrupa sahnesinde yer almaya başlıyor.90 dünya kupasını kaldıran takımda fazla şans bulamasa da kadrodaki yerini alıp, Maradona yerine kupayı kaldıranlardan biri oluyor. Sonra ver elini tekrar Frankfurt,2 sene daha babaocağında geçirip 25 yaşında zirveye çıkmaya başlıyor Andreas. 92 yazında Juve ye transfer olup ,93 Uefa kupası finalinde eski takımı Dortmund u geçip kupaya ulaşıyor. Bu başarıdan etkilenmiş olacaklar ki eski takımı Dortmund efsanevi kadrosuna onu da katıyor 94 yazında. Üst üste gelen 2 Bundesliga şampiyonluğu sonunda artık Alman milli takımının kaptanlığına yükseliyor. Euro 96 yarı finalinde ev sahibi İngiltere yi penaltılarla geçiyorlar ve bu pozu veriyor Möller
ama ne yazık ki sarı kart cezalısı olduğundan dolayı finalde oynayamıyor kupa yine onun ellerinde yükselcek olsa da.97 Mayıs ı geldiğinde şans mı desek bilemiyorum bu sefer Şampiyonlar ligi finalinde eski takımlarından Juventus ile karşılaşıyorlar ve kazanan yine o. Bu saatten sonra heralde bir insanın yeryüzünde futbol topu sayesinde kazanacağı bütün başarıları kazanmış olduğundan takımıyla beraber düşüşe geçiyor. Milenyumla beraber o da değişiyor olacak ki bizim ligimizde Fb-Gs derbisi gibi adlandırabileceğimiz bir derbinin diğer tarafına imza atıyor Schalke li oluyor. Fosforlu sarı formanın değişilmez adamı olan Möller in aslında koyu bir Schalke taraftarı olduğunu öğreniyorum televizyon sayesinde,garipsemiyor değilim hatta biraz içim burkuluyor. 3 sezonda Schalke de sakatlıklarla boğuşarak geçiyor ama 2 Almanya kupasını da almadan edemiyor ve son durak babaocağı Eintracht Frankfurt 2003-2004 sezonunda çıkılan 11 lig maçı. Toplamda 485 kulüp ,85 milli takım maçı; hepsi üst düzey futbolun oynandığı takımlar bi yerde onun da bünyesi yeter diyor heralde.
Şimdi 18-19 yaşında olanlar belki en çok Zidane ı hatırlayacaklar ama bizimle beraber bir üst yaş grubu için hep bir winner olarak o hatırlanacak. Maçı kazandıran 10 numaradır sözünü özler oldum ...
12 Kasım 2008 Çarşamba
Efes Pilsen

Yazımı yazdığım dakikalarda CSKA deplasmanında skor 81-56 son 5 dakika 25 saniye, nerden başlayacağımı bilemiyorum o yüzden madde madde gitmenin daha doğru olcağını düşündüm;
- Şu an itibari ile CSKA 24 de 17 üçlük isabetiyle oynuyor. Tamam adamların takımı NBA e koysan sırıtmaz ama şuta el kaldırın be kardeşim. Savunmada 35 dakika itibari ile yapılan tek olumlu hareket K.G. nin Lorbek e yaptığı 2 blok
- 3. çeyreğe 0 sayı ile giren eski Efes li Tragan Langdon bu çeyrekte 5 de 5 üçlük kullandı. Kullanabilir tamam ama 1 atar 2 atar 3. yüde soktuğu anda sen eğer Avrupa da kupa kaldıran bir coach isen ve bu yıl ki hedefin de final four ise kenarda Türkiye nin en iyi savunmacısı Sinan Güler oturuyor ,alırsın oyuna 4.,5. girmez
- Ergin Ataman tamamen ipleri elinden kaçırmış. Nasıl bir kadro kurgusudur anlayamadım. Takımın en önemli pozisyonları 1 (pg) ve 5 (c) numaralardır. Büyük beklentilerle alınan Kasun un sakatlanması tamamen talihsizlik ,peki ya Vujanic kimdir ?nedir?sahada hangi amaçla bulunur? 3 maçtır takip ediyorum , rahmetli dedem 94 yaşında evinde yürürken öyle kambur durmazdı.Adam sahada kamburunu çıkarıp dolaşmak ve 1.90 olan boyunu 1.70 civarına çekip savunma yapıyormuş gibi görünmekden başka hiçbirşey koymuyor sahaya.
-Yine Ergin Ataman hatası; yahu Engin Atsür,Sinan Güler,Cenk Akyol bu takımda geçdim 20 yi 10 u, 5 dk. süre alacak kadar kaliteli oyuncular değiller midir? Değillerse geçen yılın en çok gelişme gösteren adamı Sinan, Türkiye Milli takımının 3 yıldır,pozisyonlarında 2. bilemedin 3. tercihleri olan Engin ile Cenk kadroya niye dahil edildi.Bu adamların 3 ünü al koy GS C.Crown yada BJK Cola Turka ya benim birinci şampiyonluk adayım olurlar.
- Yine seçim hatası; Kakouzis i pek severim Yunan Milli takımından ,adam tam bir winnerdır.İnce yapısı hücum özellikleri,şutör eli ama savunma yapmasını pek sevmeyen tarzı vardır. Bu arkadaşın üstüne BJK dan Shumpert i alıyorsun. Özelliklerini saymıyorum, copy -paste idir Kakouzisin. Niye daha değişik meziyetleri olan bir 4 numara seçimi yapmazsın Ergin Hoca???
- Maç bitti . Skor 90-68 .Charles Smith in 9 metreden attığı 3 lüklere dua etsinler yoksa fark 40 ı bulurdu.
Uzun lafın kısası Vujanic,Thornton,Kakouzis ve Shumpertden biri,yeni 5 numara Jones hemen gönderilip bu takımı başdan yaratmakta fayda var. 1 ve 5 numaralara yapılacak sağlam 2 transfere artı olarak Türk oyuncuların daha fazla süre ve rol almaları ile güzü bahara çevirebilirler.
Araya sıkıştıralım. Tecrübesi ile alır dediğim maçta GS Cafe Crown Buducnost deplasmanında dağıldı.93-62 Ne Hüseyin ne Cüneyt ne de Guroviç tecrübede bazen geri tepiyormuş.
Saygı Duyarım # 5
Ben anadolu çocuğuyum
Biraz da deli dolu
Kızdı mı dünyaya yakarca bakan
Sevdi mi içinde ormanlar yanan
Tek tabanca, yalansız çıkmış yıllardan
Yılandan korkmam yalandan korktuğum kadar
Benim bu aleme aklım ermiyor
Ben anadolu çocuğuyum
Benimde senin gibi, onun gibi arzularım var
Tırnakları kısa
Katıksız kadın, katıksız ana
Gözleri güleç, yüreği insan birini istiyorum
Ben anadolu çocuğuyum
Bildiğin gibi
Yüzümde derin siyah çizgiler
Gözümde diken ve yaban otları
Yayla rüzgârları geçer içimden
Dikenli tellere takılır gönlüm
Kan ağlar
Anlatamam, ağlayamam
Ben anadolu çocuğuyum
Böyle geldim dünyaya
Pişman da değilim
Başakları ellerimle büyütürüm ben
Başaklar eğilir, ben eğilmem
Ben anadolu çocuğuyum
Yolum sevgiden geçer
Kimsenin hakkını yemedim ki ben
Kayahan -Ben Anadolu Çocuğuyum-
Biraz da deli dolu
Kızdı mı dünyaya yakarca bakan
Sevdi mi içinde ormanlar yanan
Tek tabanca, yalansız çıkmış yıllardan
Yılandan korkmam yalandan korktuğum kadar
Benim bu aleme aklım ermiyor
Ben anadolu çocuğuyum
Benimde senin gibi, onun gibi arzularım var
Tırnakları kısa
Katıksız kadın, katıksız ana
Gözleri güleç, yüreği insan birini istiyorum
Ben anadolu çocuğuyum
Bildiğin gibi
Yüzümde derin siyah çizgiler
Gözümde diken ve yaban otları
Yayla rüzgârları geçer içimden
Dikenli tellere takılır gönlüm
Kan ağlar
Anlatamam, ağlayamam
Ben anadolu çocuğuyum
Böyle geldim dünyaya
Pişman da değilim
Başakları ellerimle büyütürüm ben
Başaklar eğilir, ben eğilmem
Ben anadolu çocuğuyum
Yolum sevgiden geçer
Kimsenin hakkını yemedim ki ben
Kayahan -Ben Anadolu Çocuğuyum-
11 Kasım 2008 Salı
European Football

Artık ligler,takımlar ve futbolcular iyice liglere ısındı ve yorumlarda yavaş yavaş gerçekçilik paylarını artırmaya başladı.
İlk olarak Serie A ile başlayalım. Milan Lecce deplasmanında 3 puanı son dakikalarda verdi. Maç bayık bir havada geçmişdi zaten 1 puana razı olsunlar, nereye kadar 1-0, 1-0 kazanacaklardı ki. Lideliği İnter e teslim ettiler. Cruz son dakikada sahneye çıktı ,11 kişi mükemmel kapanıp sabaha kadar oynasalar gol atamazlar dediğim Udinese yi yıktılar.Napoli Sampdoria yı 2 , Lazio Siena yı 3 golle geçti 3 ve 4 . sıralara yükseldiler. Juve Del Piero ile yola devam diyor. Açılışı Piero yapdı son noktayı ise Iquinta koydu Chievo deplasmanında.Juve 6. ama liderle 3 puan fark var. Serie A her zamankinden daha zevkli , şampiyon son hafta belirlenebilir bu gidişatla.Son söz Roma ya . 10 maçta 10 atıp 18 yediler 8 puanla 17. sırada ve düşmemeye oynuyolar. En kısa zamanda toparlanmaları dileğiyle.
Ada ya geçelim . Haftanın maçında FB ye gol atma becerisini gösteremeyen 'Gunners' Emirates de MANU yu Nasri nin 2 golü ile geçdi,2-1. Kaybetselerdi liderlik yarışının 12. haftada dışında kalacaklardı.Liverpool kendi evinde WBA ya 3 gol atıp rahat kazandı. Chelsea ise deplasmanda Blackburn u Anelka nın 2 golü ile yenip evine 3 puanla döndü ve zirvede Liverpool la 29 ar puanla başbaşa kaldı.Tuncay Boro yu Aston Villa deplasmanında 3 puana taşıdı,1-2. Haftanın diğer zevkli karşılaşmasında ise Man.City çıkıştaki Totenham a 1-2 yenildi, maçta çıkan 3 kırmızı kart Totenham ın çıkış yolunun mücadele ile açılcağını anladığının göstergesi.Ligde dikkatimi en çok çeken istatistik lider Chelsea nin 12 haftada sadece 4 gol yemiş olması. Scolari rules:))
Bundesliga da beklediğim sonuç geldi. Herta lider Hoffenheim a dur demesini bildi,1-0. Bundan sonra oynanacak maçlar Hoffhenheim için daha gerçekçi sonuçlara açık olacaktır. Leverkusen ise bu sonuçdan yaralanamadı. 3-0 öne geçdikleri deplasmanda Karlsruhe ye 1 puanı hediye ettiler,3-3. Bayern yavaş yavaş geliyor demişdik. Bu hafta artık potaya girdiler. Gelschenkırchen de Schalke yi 1-2 ile geçip 3.lüğe yükseldi. Diğer 3 sonuca açık maçda ise Hamburg Dortmund u 2-1 geçmeyi bildi, onlarda 4.sıradalar.
Son olarak La Liga ya uğramadan olmaz. Higuin ve Etoo 4 lediler. Real Malagayı zorlanmasına rağmen 4-3 le evine puansız yolladı,Barca ise kendi çöplüğünde erken boşalmaya devam etti tedavi şart:)) 6-0 . Aurelio Betis i Numancia deplasmanında attığı 2 gol ve oynadığı süper oyunla galibiyete taşıdı,bundan da önemlisi takımı üst sıralara taşıyabilecek kadar kaliteli olduğunu gösterdi.Villereal ve Valencia da kazanınca üst 4 lüde kopma olmadı.Son olarak Ossasuna yı uyaralım; 10 maç 0 galibiyet 5 beraberlik 5 mağlubiyet, attığı 3 yediği 9 . Nasıl bi istatistikdir arkadaş bu???
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

