"Kendi savaşınızı açmalısınız, kendi düşünceleriniz uğruna. düşünceniz yenilse bile, dürüstlüğünüz zafer çığlığı atmalıdır bunun için."-Nietzche
12 Haziran 2010 Cumartesi
A ve B Gruplarında 1.Maçlar
Dün oynanan G. Afrika-Meksika maçıyla turnuvanın açılışını yaptık. Dos Santos ve Vela'yı izlemek büyük keyifken Guardado'nun yedekten oyuna girmesi canımı sıkan bir eksiklikti Meksika adına. Tabi Manchester'ın yeni transferi genç Hernandez'ide görememek üzücüydü. G.Afrika'da Pineaar dışında takip edebildiğim bir tek Mokoena var olduğu için fazla bir yorum yapamıcam onlar adına. Maçın 1-1 lik skoru hak ettiğini düşünsem de dikine oynayan Meksika rakibinden daha iyiydi maç boyunca.
A grubundaki diğer maç Uruguay-Fransa oldu. Dışarıda olduğumdan pür dikkat takip edemesem de bunun nedeninin sadece dışarıda olduğum olduğunu söylemek zor. Maçın 0-0 lık sonucuna bakarsak da gerçekten iki takım hakkında da yorum yapılacak durumda görmüyorum kendimi. Fransa'da Gourcouf, Uruguay'da Suarez bundan sonra takibim altındadır o kadar.
Gelelim B grubuna ve galibiyetlere. G.Kore yerle yeksan Yunanistan'ı 2-0 la geçti. Maç boyunca rakibine oynunu kabul ettiren Korenin güneylileri kaleye hızlı giden oyuncularıyla bize iyi bir maç izletti.Yunanistan'da ise takımın gelecekteki en büyük yıldızı gözüyle bakılan Ninis'in ve Liverpool patentli Kriyakos'un takımda yer bulamaması Rehhagel'in bu kupa sonrası ipini çekecek hatalardı.
Turnuvanın en çok ilgi çeken birkaç takımında Arjantin de bugün sahaya çıktı. Fantezi futbol kadrolarıma koyduğum golcü! Heinze'nin kafası Nijerya'dan 3 puan alınmasına yetti. Son bölümdeki saha içi kopukluk ve Milito'nun yerine Higuain tercihi Maradona'nın hatalarından sadece biriydi. Jonas'ın sağ bek başlaması Hamit'in Portekiz karşısında sağ bek oynamasından farksız bir hataydı. Son on dakika sol kanata geçti zaten. J. Zanetti'yi sağ bekte çok arayabilirler. Bi de Maradona'nın Arjantin'inde Messi değil TEVEZ RULES! Günğn adamıydı sahanın heryerine ayak bastı hücumu yönetti.Turnuvanın ilk 4 maçında gözüme giren tek oyuncu oldu.
1 Haziran 2010 Salı
NBA Playoff Konferans Finalleri ve NBA FİNAL TAHMİNİM
Öncelikle şunu belirteyim ki senenin başından beri aylık yazılarımı takip edenlerin yüzünü kara çıkarmadığım için çok mutluyum.İlk yazıma bakıyorum da Boston-Lakers finalini o günlerden görebilmiş ve her yazımda takımlar ne kadar ağır darbeler alsalar da ( bir ara Cleveland ligi süpürecek gibi olmuştu ama balonları playoffta patladı) bu yılın finalinin iki takım arasında olacağının yüksek bir ihtimal olacağını dile getirmiştim. Bu açıdan finalin adının LAKERS-CELTİCS olması beni ayrıca mutlu etti.
Bu arada konferans finalleri seri sonuçları tahminlerimde de sadece birer maçla - Magic'e bir fazla,Suns'a bir eksik maç tahminim - hata yaparak 2 kazananı da bulmam ayrı bir övünç kaynağıdır adıma. :)))
Neyse kendimi çok övdüm. Açıkçasını söylemek gerekirse bu sene bütün takımlar 2010 yazındaki kontrat çılgınlığını beklediği için hazır kurulu olan ve yüzüğe aç, her zaman kazanmak için sahaya çıkacak 2 takımın final oynayacağını beklemek kahinlik sayılmaz.
Gelelim sahada neler olduğuna. Batı finalindeki iki ekipte çok formda ve inanarak gelmişti buraya kadar. Her ne kadar Sunsda Nash'in vücudunun çeşitli yerlerindeki kırıklar çıkıklar moralleri bozsa da hızlı basketbol onları finale götürebilirdi. Ama işte o hızlı hücum sevdası iplerini çeken neden oldu. İlk iki maçta Staplesın atmosferine ayak uyduramadan 124 ve 128 sayı yediler.Seri Phoneixe dönünce şanslar biraz eşitlendi, savunma az çok yerine oturunca seri 2-2 ye geldi ama sonrasında KOBE çok acımasızdı. Seri boyunca gösterdiği insan üstü performansa devam edince ( 33.7 sayı 7.2 ribaund 8.3 asist) çok çekişmeli maçlara sahne olan seri 4-2 ile Lakersın oldu.
Doğuda ise işler daha kolay oldu diyebiliriz. En azından benim beklediğimden daha çekişmesiz bir eşleşmeyle karşılaştım. Her ne kadar ilk iki maçta skor yakın bitse de maçın kontrolü hep Celticsdeydi. 3. maçtaki havlu atış sonrası herkes seri süpürülür diye bekliyordu ama Magicin toparlanması ve daha da çok Celticsin seriyi bırakması ile skor 3-2 ye geldi. Geldiğiyle de kaldı. Rondonun performans düşüşü bile etkilemedi Celticsi. Buraya kadar hakederek geldiklerini de gösterdiler. Önce şampiyonluğun en büyük adayı Cavaliers sonra playoffların süpürücüsü Magic.
Artık LAKERS-CELTİCS finaliyle başbaşayız. Gönül ister ki 2 yıl önce olduğu gibi Murat Kosova Kaan Kural ikilisi bize ABD'de yayın yapsın daha bir yakından takip edelim. Olmazsa da canları sağolsun zaten bu final insanı kendine çekmeyecek de ne çekecek...
Tahminime gelince;
LAKERS 4 - CELTİCS 2
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
